Bu yazı, felaketi doğrudan yaşamış ya da çok yakından tanık olmuş yetişkinler için. İlk günlerde ve haftalarda hissettiklerinizin pek çoğu, olağan dışı bir olaya verilen olağan tepkilerdir. Bunları tanımak, hem kendinize hem de çevrenizdekilere daha anlayışlı yaklaşmanıza yardım eder.
İlk günlerde neler hissedilebilir?
Hayatı tehdit eden bir olaydan sonra beden ve zihin bir süre "alarm" durumunda kalır. Bu dönemde şunlar sık görülür:
- Uyku sorunları: Uykuya dalamamak, sık uyanmak, olayla ilgili rüyalar görmek.
- İrkilme ve tetikte olma: Yağmur sesi, gök gürültüsü, siren ya da akan su sesiyle yerinden sıçramak; hava kararınca huzursuzlanmak.
- Zihinde tekrar eden görüntüler: İstemediğiniz anlarda o anları yeniden yaşar gibi olmak.
- Duygusal dalgalanmalar: Bir an sakin, bir an ağlamaklı ya da öfkeli hissetmek; "şanslıyım" düşüncesiyle suçluluğun aynı anda gelmesi.
- Odaklanma güçlüğü: Basit işleri unutmak, karar verememek, kendini "dağınık" hissetmek.
- Bedensel belirtiler: Çarpıntı, mide bulantısı, baş ağrısı, kaslarda gerginlik, sürekli yorgunluk.
Bu tepkiler genellikle ilk günlerde yoğundur ve haftalar içinde yavaş yavaş azalır. Herkesin süreci farklıdır; bazı kişiler olaydan hemen sonra değil, hayat biraz düzene girdiğinde etkilendiğini fark eder.
Maddi kayıp da bir kayıptır
Felaketlerden sonra "Can kaybımız yok, şükretmeliyim" diyerek kendi üzüntüsünü küçümseyen pek çok kişi olur. Oysa yıllarca emek verdiğiniz bir evi, iş yerini, anı dolu eşyaları kaybetmek gerçek bir kayıptır. Bir yandan sigorta, hasar tespiti, temizlik gibi yorucu işlerle uğraşırken diğer yandan bu kaybın yasını tutmak çok zorlayıcı olabilir. Üzülmenize, yorulmanıza izin verin.
Doğrudan etkilenmeyenler de etkilenebilir
Felaket bölgesinde yaşayan yakınları olanlar, kurtarma çalışmalarına katılanlar, gönüllüler ve saatlerce görüntü izleyenler de benzer tepkiler yaşayabilir. Bu, "abartmak" değildir; insan zihni yakınlarının ve toplumun yaşadığı tehlikeye karşı duyarlıdır. Bu durumdaysanız haber izleme sürenizi sınırlamak iyi bir başlangıçtır.
İlk haftalarda kendinize nasıl bakabilirsiniz?
Güvenliğinizi ve temel ihtiyaçlarınızı öne alın. Barınma, beslenme, ilaçlar, belgeler gibi pratik konuları çözmek, zihnin "tehlike geçti" mesajını almasına yardım eder.
Rutinlere küçük adımlarla dönün. Her gün aynı saatte kalkmak, düzenli yemek, kısa bir yürüyüş… Küçük düzenler, kontrol duygusunu geri kazandırır.
Yaşadığınızı anlatmak isteyip istemediğinize siz karar verin. Güvendiğiniz biriyle konuşmak çoğu kişiye iyi gelir. Ama anlatmaya zorlanmak gerekmez; hazır olduğunuzda konuşabilirsiniz.
Bedeninizi sakinleştirin. Yavaş ve derin nefes almak (dörde kadar sayarak nefes alıp altıya kadar sayarak vermek), ayaklarınızı yere basıp çevrenizdeki beş şeyi saymak, alarm durumundaki bedene "şu an güvendesin" mesajı verir.
Alkol ve uyarıcılara dikkat edin. Uyumak ya da sakinleşmek için alkole başvurmak kısa vadede rahatlatıyor gibi görünse de uykuyu ve duygusal toparlanmayı bozar.
Yardım istemekten çekinmeyin. Komşular, akrabalar, belediye ve yardım kuruluşları bu dönemde destek olmak ister. Yardım kabul etmek güçsüzlük değildir.
Yakınınız etkilendiyse
Felaket yaşamış birine "Geçmiş olsun, şükret ki kurtuldun" demek iyi niyetli olsa da duygularını bastırmasına yol açabilir. Bunun yerine:
- "Çok zor şeyler yaşadın, buradayım" demek,
- Pratik yardım önermek (yemek, çocuk bakımı, temizlik, evrak işleri),
- Anlatmak isterse yargılamadan dinlemek,
- Aynı soruları tekrar tekrar sormamak
çok daha destekleyicidir.
Ne zaman destek almalı?
Tepkilerin çoğu zamanla hafifler. Ancak şu durumlarda bir ruh sağlığı uzmanına danışmanız faydalı olur:
- Belirtiler bir aydan uzun sürüyor ya da giderek artıyorsa,
- Uyku sorunları, kâbuslar ve irkilme gündelik hayatınızı belirgin şekilde etkiliyorsa,
- Olayı hatırlatan yerlerden, seslerden ya da konuşmalardan sürekli kaçıyorsanız,
- Kendinizi duygusal olarak "donmuş", hissiz ya da çevrenizden kopuk hissediyorsanız,
- İşinize, ailenize ya da kendinize bakmakta zorlanıyorsanız,
- Yaşadıklarınızla baş etmek için alkol ya da madde kullanımınız arttıysa.
Akut stres ve travma sonrası tepkiler hakkında daha fazla bilgi için akut ve travma sonrası stres sayfamıza göz atabilirsiniz. Belirtiler uzun süredir devam ediyorsa travma sonrası stres bozukluğu yazımız da yol gösterebilir.
Kendinize ya da başkasına zarar verme düşünceleriniz varsa, ya da kendinizi güvende hissetmiyorsanız lütfen hemen 112'yi arayın.
Son söz
Felaketler yalnızca evleri ve yolları değil, güven duygumuzu da sarsar. Bu duygunun yeniden yerine oturması zaman alır ve bu süreçte zorlanmak çok insani bir şeydir. Yaşadıklarınızı tek başınıza taşımak zorunda değilsiniz. Destek almak isterseniz, size uygun görüşme seçeneğini birlikte netleştirmek için bize ulaşabilirsiniz.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; psikolojik değerlendirme ya da tedavinin yerini tutmaz.
